Nedir bu boğaz harbi? Var mı ki dünyada eşi? Yükleniyor en kesif orduların dördü beşi.

savasgemileri700

Akif’in dizelere döktüğü savaşın üstünden tam 100 yıl geçti. I. Dünya Savaşı’nın en hareketli dönemlerinde, stratejik öneme sahip olan İstanbul’u almak için dünyanın her yerinden, her milletinden insan, İtilaf ordularında buluştu. İstanbul yolunda ilerlerken Çanakkale Boğazı’nı geçmesi gereken İtilaf Devletleri, dönemin en modern silahları ve gemileriyle 1915 yılı başlarında savaşa geldiler. Modern silahlara, gelişmiş ordulara karşı bitkin, eski, yorulmuş bir Osmanlı Devleti vardı. 72 milletten oluşan mozaik karşısında, vatanlarını korumak için cepheye koştu Türk askeri. Türlü imkânsızlığa karşı direnmeye çalışan askerimiz ve cephe gerisindeki insanımızın aklında ve yüreğinde, tek parolayla vatanı işgale gelenlere direnmek vardı. Tek yumruk olmuştu bu toprakların insanları.

Yenilmez Armada’nın Boğaz’a yüklendiği 18 Mart 1915 günü, önce Bouvet zırhlısını soğuk sulara gömdüler. Ardından bir tanesini daha… Batırdıklarında manivelanın kendilerinden yana olduğunu hissettiler. 18 Mart akşamı, Yenilmez Armada’nın yenilip geri çekilme sirenlerini duyduklarında mağrur bir duruşla yolcu ettiler düşmanlarını.
Çanakkale 18 Mart Zaferi, sadece bir deniz zaferi değildir. Türlü imkânsızlığa karşı, vatanlarını işgale gelen yabancıya dur! diyerek bir devin battığı yere işaret edilen gündür.

Hektor’un İntikamı

Tüm internet siteleri, bugün 100. yılı kutlanan Çanakkale Deniz Zaferi’nin bilinmeyenlerini anlatmış. Gazilerin anılarını boy boy yazmış, savaşın hiç görülmemiş fotoğraflarını servis etmişler. Boğaz’a giren ve 200 yıldır yenilmeyen bir ordunun en güvendiği gemilerden birinin adının Agamemnon olduğunu biliyorsunuz. Bu isim nerden geliyor diye hiç düşündünüz mü? Düşündüyseniz ve cevap bulamadıysanız anlatayım efendim: Tahmini olarak M.Ö 5. Yüzyılda, bildiğiniz üzere büyük bir savaşa tanıklık ediyor Çanakkale: Truva Savaşı’na. O meşhur tahta at vardır, onu da bildiniz. O çakal taktiği uygulayan komutanın adıdır Agamemnon. Bir efsane, Çanakkale Deniz Zaferi’nin ardından Mustafa Kemal’in öldürülen Truva kahramanını kast ederek “Hektor’un intikamını aldık.” dediğini söylüyor.

Dehşet Abdül ile tanışmış mıydınız?

Kimse de çıkıp “Ulan bir Sing vardı, attığını vuruyordu.” dememiş. Demez de zaten. O, Anzak keskin nişancısıydı. Bizde de Korkunç Abdül vardı. Ondan da bahsetmiyoruz.

abdulHer neyse işte, bir Billy Sing (William Edward Sing) varmış. Çanakkale’de vatanını koruyan aslanları bir bir avlıyormuş, sözde kendi vatanını koruyormuş. Avlıyormuş dediğim, gerçekten avlıyormuş. Koşanı sırtından, duranı kafasından… Bu durum, orduda büyük bir moral kaybı oluşturduğu için komutanlar Abdül’ü sahaya sürmüş. Yabancı kaynaklarda Abdul the Terrible (Korkunç Abdül) diye geçiyor. John Hamilton tarafından yazılmış Gallipoli Sniper: the Life of Billy Sing isimli kitapta, cephede Billy Sing ile ölümcül bir kapışmaya girdiği yazılan Türk keskin nişancısı, Abdül. Asıl kimliği kesin olarak bilinmiyor. Bu lakap, kendisine Anzaklar tarafından takılmış. Gerçi bir kaynağa göre, Anzaklar tüm Türklere Abdül diyorlarmış o zamanlar. Oradan bir şüphe uyandırıyor. Şimdi ne diyorlar kim bilir. Abdül, Osmanlı cephesinden bir asker, keskin nişancı ateşiyle öldürüldüğü zaman o bölgeye gidip kurşunun giriş-çıkış yerlerinden ve askerin duruş pozisyonundan atışın yapıldığı açıyı hesaplamasıyla tanınırmış. Siperine gün doğmadan yerleşip akşam gün batımına kadar hareketsiz bekler ve hedefi için en uygun pozisyon oluşmadan ateş etmezmiş. Düşman subaylarından birini öldürdüğünde haber Osmanlı cephesine yayılır, askerlerin moral bulması sağlanırmış. Son hedefi Billy Sing, nam-ı diğer “Assassin of Gallipoli”yi öldürmek için siperinde bir hafta beklemiş, Billy Sing’i gördüğünde tetiğe basmış ancak Sing’in gözcüsü Sheehan’ın çenesini parçalayan kurşun Sing’in sağ omzuna saplanarak hanesine puan yazdırmış. Sheehan Avustralya’ya gönderilmiş, Sing ise bir hafta sonra cepheye geri dönmüş. İkinci karşılaşmalarında Abdül’ün yeri bir gözcü tarafından tespit edilmiş, hemen Sing’e bildirilmiş. Atış pozisyonu aldığı sırada hareketliliği fark eden Abdül de atış pozisyonu almış; ancak tetiğe basmaya fırsat bulamadan Sing tarafından öldürülerek şehit edilmiş. Bu dişe diş kapışmayı maalesef Billy kazanmış.

Erdem GÜZEL-Doruk DEMİRÜSTÜ

 

 

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.