unnamedBir bina düşünün içinde restoran, tiyatro, sanat galerileri, lokaller, çalışma ofisleri olan, 100 yıllık bir geçmişi olan, önce tiyatro olarak kurulmuş sonra kışlık konak olmuş, Mehmet Akif'e, Mithat Cemal Kuntay'a ev olmuş, moda ve dikim evleriyle hizmet vermiş, Mossad'ın doğuşuna şahit olmuş, içinde doğuyu yaşatan, mimarisiyle batıyı yansıtan.  İşte bu bina Taksim'in tam göbeğinde, St. Antuan Kilisesi'ne komşuluk yapan Mısır Apartmanı.  6 katında da hayat olan Mısır Apartmanı, üç katında sanatseverlere hayat olmaya devam ediyor. Zilberman'ın proje sergi alanıyla ve Galeri Zilberman'ın sergi alanı ve PiArtworks ve Galeri Nev'e ev sahipliği yapıyor.
Mısır Apartmanı’nın ev sahipliği yaptığı Galeri Zilberman 2008 yılında kuruldu. Amacı, hem çağdaş Türk sanatçılarına uluslararası alanda destek vermek, hem de yabancı sanatçıları yerli sanat çevresine tanıtmaktır. Şu an 02.05.2015 tarihine kadar  proje alanında İstanbul’da yaşayan ve çalışan bir sanatçı ve tasarımcı olan Didem Özbek‘in İtici Güç adlı çalışmasını sergilenmekte. İtici Güç çalışması, sergi kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki birinci anlamına referans olarak kullanılan ‘Bir karpuz sergisi açabilmek için projeler yapmakta idi.’ cümlesinin izini süren Didem Özbek zaman içinde ‘Kırmızı Bayrak/Mavi Bayrak/Beyaz Bayrak’ olmak üzere çalışmalarını 3 kola ayırmış ve İtici Güç, ikinci aşama olan mavi bayraktan beyaz bayrağa geçiştir.
unnamed (2)
Sergi alanında ise yine 02.05.2015 tarihine kadar İstanbul’da yaşayıp çalışmakta olan ve ikinci kişisel sergisini bizlere sunan Guido Casaretto‘nun Antik Yunan’da birleşik duyu anlamına gelen bir terimden adını alan Sinestezi (Synesthesia) adlı çalışması sergilenmektedir. Sinestezi bir duyunun başka bir duyuyu tetikleyerek birden fazla algı modu yaratmasına neden olan bir olgu. Doğanın algılanma biçimlerine ve duyumsama olgusuna odaklanan Casaretto kendi görüş açısını da çalışmalarına ekleyerek dijital ortamda malzemelerin fiziksel niteliği ve sanat tarihi açışından nasıl algılandığı sentezleyerek çalışmalarını oluşturuyor. Çalışmalarında  beton, deri, toprak ve epoksi malzemelerini kullanarak 2, 3 boyutlu eserler ortaya çıkarıyor. Galeriye ilk adım attığınızda Casaretto’nun “Birinin Dokusu Bir Başkasında” adını verdiği üç adam büstünden oluşan çalışmasıyla karşılaşıyoruz. Bu üç adam öncelikle aynı kişinin üç değişik halini gösterirken adeta gerçek bir insan görünümünde oluşturulmuş 3 boyutlu “David” şablonuyla sergiye dahil oluyor. Hangi açıdan bakarsanız başka bir insanla karşılaşıyorsunuz. İlgi çekici bir başka üç boyutlu eser ise ”Kolon” adını verdiği, hemen galerinin ortasında klasik resmin önemli konularından olan narin unnamed (4)bir geyik; gerçek boyutlarda bir geyik, konstrüktif demirlerle kaskatı bir betona dönüştürülmüş olarak karşımıza çıkıyor. Bir duvarda ise bir başka hayvanın derisi bir resim yüzeyine dönüşüp yine bir klasik boyama olan Chiaroscuro(*) stilinde güçlü bir erkek figürüne dönüşüyor. Kendi boyama eylemleriyle çalışmalarına hayat veren Casaretto izleyici ile nesne arasındaki ilişkinin doğasını belirliyor.
Eğer önümüzde bir hafta içinde yolunuz Taksim’e düşerse bu sefer hep önünden geçtiğiniz bu hayat dolu binaya bir adım atın ve hem tarihi koklayın hem de bu sıradışı sergiyi ziyaret etmeden geçmeyin.
Chiaroscuro: İtalyanca chiaro (açık) ve scuro (koyu) kelimelerinden oluşan, görsel sanatlarda güçlü üç boyutlu etki yaratmak üzere açık ve koyu tonlarla oluşturulan boyama tekniğine verilen ad.

 

Esen SABA

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.