Bir gezegende  yalnız başına yaşamayı başaran tek insan evladı benim

Marslı(The Martian) 2015 yapımı bilim kurgu türünde çekilen ABD filmidir.

O, dünyanın en ünlü adamı, sorun şu ki, Dünya’da değil.

Gladyatör,Hannibal,Amerikan Gangsteri ve Robin Hood gibi usta yapımı filmlerin yönetmeni Ridley Scott tarafından çekilen Marslı, Andy Weir’in 2011 yılında aynı isimli romanından uyarlanmıştır.

Marslı’nın ön tanıtımından sonra sizleri daha fazla bekletmeden biraz filmin detaylarına girerek heyecanlandırmak istiyoruz. 2035 yılını hayal edin… Uzay arabaları olacak diyorlar ya hani öyle… NASA’nın Ares III mürettebat ekibi Mars’a doğru yolculuk yapıyor. Çıkan kum fırtınası sonrası astronotlar görevlerini bırakarak dünyaya geri dönemeye çalışırlar fakat içlerinden biri her filmde olduğu gibi en akıllısı, Mark Watney (Matt Damon) kaybolur. Öldüğünü sanan diğer astronot arkadaşları onu bırakarak Dünya’ya dönerler. Hikayede zaten burada başlıyor… Mars’ta tek kalan Watney yaralanarak enkaz altında kalmıştır. Tek başına yaşamaya mecbur olduğu gezegende artık hayatta kalmak zorundadır…

Filmin senaryosu neredeyse tamamen bilimsel veri analizleriyle donatılarak hazırlanmıştır. Derin bir karakter olarak oluşturulan kahramanımız Watney dahice fikirleri ve uğraşlarıyla hayatta kalma çabasını devam ettirmektedir. Düşünün ki, tek başına Marsta yaşam mücadelesi veren bir insan… Yemek yalnızca depoladığı erzak, su yok, iletişim yok… Film hakkında ip uçları vermek tabiki istemeyiz ama sizleri heyecanlandırmak için bazı nokta yerlere değinmezsek olmaz. Mars’da patates tarlası görmek istiyorsanız “Marslı” filmini izlemeniz gerekmektedir.

Mark, dahiyane metotlar kullanarak NASA ile bağlantıya geçmeyi başardığı anda filmin son karesine kadar tansiyonu bırakmayan bir yaşamda kalma macerası başlıyor. Mark’ın Mars’da yaşayabilmesini zorlaştıran her dış faktör özel efektlerle dolu ucuz eğlencelik numaralar yerine, bilim ve matematik ile çözülmesi bu basit fakat etkileyici hikayeye bir yenilik ve saygı ekliyor.

Marslı hakkında şimdilik bu kadar bahsetmek en doğru karar.Tavsiyemiz, filmin son bölümünü sizin izleyerek zihninizde tamamlamanız.

Şimdide Marslı’nın özel anlarından bazı replikleri sizlerle buluşturuyoruz…

Bir yerde bir kere mahsul yetiştirdin mi, orayı “resmi” olarak kolonize etmiş olduğunu söylüyorlar. Yani teknik olarak, ben Mars’ı kolonize ettim.

NASA’ya göre, bir insanın hayatta kalmak için günde 588 litre oksijene ihtiyacı var.

Acaba burada olanları bir gün öğrenebilecekler mi? Hayatta kalmakla o kadar meşgul olunca, ailemin yerinde olmanın nasıl bir şey olacağını düşünmedim hiç. Şu anda, insanın aklına gelebilecek en büyük acıyı yaşıyorlar. Hala hayatta olduğumu onlara söyleyebilmek için neler vermezdim ki.

Diğer başlıklara gelince, bugün Şükran Günü. Ailem Chicago’da, anne babamın evinde her zamanki ziyafet için toplanacak. On gün önceki ölümüm yüzünden, toplantının pek de eğlenceli geçeceğini sanmıyorum. Tanrım, muhtemelen cenazem bile daha yeni yapılmıştır.

Akşamın geri kalanını bir patatesin tadını çıkararak geçireceğim.’’Tadını çıkarmak” derken “öyle nefret ediyorum ki katliam yapmak istiyorum” demek istiyorum.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.