Marslı(The Martian) 2016 Oscar Ödülleri’nin sizce de sürpriz yapımı olamaz mı?

Bir gezegende  yalnız başına yaşamayı başaran tek insan evladı benim

O, dünyanın en ünlü adamı, sorun şu ki, Dünya’da değil.

En iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi ses kurgusu, en iyi ses miksajı, en iyi görsel efekt, en iyi yapım tasarımı ve en iyi uyarlama senaryo dalında toplam 7 ödüle aday olarak gösterilen Marslı, bu yıl 88’ncisi düzenlenen Oscar ödüllerinin iddialı yapımları arasında.

Bazı öngörülerde bulunmak gerekirse bu yılın iddialı yapımları arasında Marslı’nın en iyi film ödülünü kazanamaması pek de muhtemel gözükmüyor. Adaylar arasında Leanardo Dicaprio’nun da gösterildiği ‘’En İyi Erkek Oyuncu’’ ödülüne gelecek olursak, Marslı’nın başrol oyuncusu Matt Damon’un hevesi kursağında kalabilir. Bu demek değil ki Matt Damon kötü bir oyunculuk sergilemiş! Farklı, sıra dışı ve uyarlama açısından iyi bir senaryoya sahip olan Marslı belki de endüstriyel film havuzunun içinde boğulmaya mahkum olacak. Fakat yılın en iyi yapımları arasında ilk üçte yerini kesinlikle aldı.heres-what-being-stranded-on-mars-like-matt-damon-in-the-martian-would-do-to-your-mind

Tasarım, ses ve efekt açısından Marslı, 88. Oscar Ödülleri’nde birden fazla ödül kazanabilir. Ama bu yönetmen Ridley Scott’u tatmin eder mi bilinmez.

Marslı’nın Oscar detaylandırmasından  sonra filmi izlemeyenler için filmin detaylarına girerek heyecanlandırmak istiyoruz.

2035 yılını hayal edin… Uzay arabaları olacak diyorlar ya hani öyle… NASA’nın Ares III mürettebat ekibi Mars’a doğru yolculuk yapıyor. Çıkan kum fırtınası sonrası astronotlar görevlerini bırakarak dünyaya geri dönemeye çalışırlar fakat içlerinden biri -her filmde olduğu gibi en akıllısı-, Mark Watney (Matt Damon) kaybolur. Öldüğünü sanan diğer astronot arkadaşları onu bırakarak Dünya’ya dönerler. Hikaye de zaten burada başlıyor… Mars’ta tek kalan Watney yaralanarak enkaz altında kalmıştır. Tek başına yaşamaya mecbur olduğu gezegende artık hayatta kalmak zorundadır…

Filmin senaryosu neredeyse tamamen bilimsel veri analizleriyle donatılarak hazırlanmıştır. Derin bir karakter olarak oluşturulan kahramanımız Watney dahice fikirleri ve uğraşlarıyla hayatta kalma çabasını devam ettirmektedir. Mars’ta tek başınayaşam mücadelesi veren bir insan düşünün… Tek yiyeceği depoladığı erzak, su yok, iletişim yok… Film hakkında ipuçları vermek tabii ki istemeyiz ama sizleri heyecanlandırmak için bazı nokta yerlere değinmezsek olmaz. Mars’ta patates tarlası görmek istiyorsanız “Marslı” filmini izlemeniz gerekmektedir.matt-damon-martian

Mark, dahiyane metodlar kullanarak NASA ile bağlantıya geçmeyi başardığı anda filmin son karesine kadar tansiyonu bırakmayan bir yaşamda kalma macerası başlıyor. Mark’ın Mars’ta yaşayabilmesini zorlaştıran her dış faktör özel efektlerle dolu ucuz eğlencelik numaralar yerine, bilim ve matematik ile çözülmesi bu basit fakat etkileyici hikayeye bir yenilik ve saygı ekliyor.

Şimdide Marslı’nın özel anlarından bazı replikleri sizlerle buluşturuyoruz…the martian matt damon

Bir yerde bir kere mahsul yetiştirdin mi, orayı “resmi” olarak kolonize etmiş olduğunu söylüyorlar. Yani teknik olarak, ben Mars’ı kolonize ettim.

NASA’ya göre, bir insanın hayatta kalmak için günde 588 litre oksijene ihtiyacı var.

Acaba burada olanları bir gün öğrenebilecekler mi? Hayatta kalmakla o kadar meşgul olunca, ailemin yerinde olmanın nasıl bir şey olacağını düşünmedim hiç. Şu anda, insanın aklına gelebilecek en büyük acıyı yaşıyorlar. Hala hayatta olduğumu onlara söyleyebilmek için neler vermezdim ki…

Diğer başlıklara gelince, bugün Şükran Günü. Ailem Chicago’da, anne babamın evinde her zamanki ziyafet için toplanacak. On gün önceki ölümüm yüzünden, toplantının pek de eğlenceli geçeceğini sanmıyorum. Tanrım, muhtemelen cenazem bile daha yeni yapılmıştır.

Akşamın geri kalanını bir patatesin tadını çıkararak geçireceğim.”Tadını çıkarmak” derken “Öyle nefret ediyorum ki katliam yapmak istiyorum!”demek istiyorum.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.