Mahserin Uç Atlisi: Müzigin Adamları

 

Kimilerine göre pop bazılarına göre rock. Onlar bu toprakların yaşayan efsaneleri arasında yerlerini çoktan aldı bile… Uzun lafın kısası sadece üç harf: MFÖ… Mahşerin bu üçlüsünü bir araya getiren olay çok eğlenceli aslında. Grubun üstatlarından Fuat Güner’in elindeki plağı gören diğer üstadımız Mazhar Alanson, plağı birlikte dinlemeyi teklif eder ve dört nesli büyütecek eşsiz şarkılarla dolu serüvenleri başlar. Söylemeden geçmeyelim, tabi ki eldeki plak, The BeatlesMFO.

Üçüncü üstat neredeydi, diye düşünecek olursak, dünyada ve Türkiye’de basgitar çalıp şarkı söyleyen ve aynı zamanda dans edebilen efsane, Özkan Uğur, henüz müziğin dahi isimleri Kurtalan Ekspres ve Erkin Koray ile birlikte çalışıyordu.

1973 senesinde -belki de bir bahar günü- çıkardıkları Türküz Türkü Çağırırız adlı albümle başlayan uzun soluklu müzik yolculukları, o gün bu gündür her yaştan dinleyicilerinin de desteğiyle devam ediyor.

İlk zamanlar yeterli ilgiyi göremeyen üstatlar çalışmış, çabalamış, hatta epeyce yorulmuş; fakat yılmamışlar. 1984 yılının yine bir bahar gününde çıkan Ele Güne Karşı albümleriyle onlar artık akıllardan silinmeyen, adeta dillere pelesenk olan şarkıların sahipleriydiler.maxresdefault

Peki, mahşerin bu üçlüsünün Türk müziğinin efsaneleri arasında yer alması boşuna mı? Katiyen hayır! Stüdyo albümleri, konser albümleri, 45likler, singlelar ve 20’ye albüm yaptılar. Ülkemizi Eurovision’da Diday Diday Day ve Sufi adlı şarkılarıyla iki kez temsil eden bu üç harfli efsane, sadece yaptıklarıyla neden efsane olduklarını kanıtlıyorlar.

Konserlerindeki sade ve aynı zamanda gösterişli sahne şovlarının yanı sıra samimiyetleri de seyirciye yansıyor. Gözlerimizi kamaştıracak dansları, seyirciye böylesine yakın, güzel ve samimi diyalogları çerçevesinde sergiledikleri şovlarla milyonlarca hayranının gönlünü fethederek sadece kulaklarımıza değil, aynı zamanda gözlerimize de hitap ediyorlar.

 

Önceleri bazı fındık kabuğunu doldurmayacak sebepler yüzünden ufak tartışmalar yaşamış olsalar dahi biz onları sahnede, “Adamı psikopatlaştırmayın kardeşim.” sözleriyle akıllarımıza kazıyalı yıllar, yıllar oldu.

Yakın dönemde hayranlarını üzecek bir haber de geldi efsanevi üçlüden: Grubun basgitaristi Özkan Uğur’a kanser teşhisi konuldu. MFÖ hayranları bu habere üzüldüler; fakat Mazhar Alanson bir konserinde güzel müjdeyi “Özkan’dan iyi haberler var, kontrolleri temiz çıktı ve MFÖ ölene kadar beraber olacak.” Sözleriyle verdi ve bütün MFÖ severleri rahatlattı.

Bu üç delikanlının Türkiye’de ve dünyada saygınlıklarının takdire şayan olduğunu söylemek gerek. Ülkemizde düzenlenen yarışmalarda, müzik ödüllerinde sayısız ödül almış, birçok sanatçının albümlerinde şarkılarıyla yer almış, attıkları her adımla her zaman ön sıralarda olmayı başarmışlardır. Dünya çapında da yaygın bir kimliğe sahip olduklarını söylesem belki inanmayanlar olacaktır, fakat bu bir gerçek. The Bauhaus müzik grubu solisti Peter Murphy, bizim efsanelerin Buselik Makamına adlı şarkısını Big Love of a Tiny Fool biçiminde seslendirmiş ve konser albümlerine yerleştirerek MFÖ’nün sadece Türkiye’de değil, dünyada da önemli olduğunu kanıtlamıştır.

 

maxresdefault (1)Sakın gelme dönesim yok çok uzaktayım çok, bir şarkı var aklımda söylemesi ayıp sözlerinde olduğu gibi, dönesi olmamalarını sadece şarkılarında dile getirmeleri biz hayranlarının en büyük temennisi.

 

Mutlu ÇAYLAK

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.