Namus nedir?” diye sorsak, acaba kaçımız açıklarken altını doldurabilir bu tanımın? İnançları ve değerleri eşsiz olan bu güzel topraklarda bunca çirkinliğin ne işi var diyor muyuz hiç? Neden bu kadar değersiz insan hayatı? Klişe olmuş isyan cümleleriyle başlamak istemezdim ama insan düşününce ne yazacağını bulamıyor bu olaylar karşısında. Hadi bu suçları işleyen insanlar cani, hadi akli dengeleri yerinde değil ya da diyelim gözleri dönmüş; peki, bu “haksız tahrik suçu” adı altında hüküm verenin insan hayatını değersizleştiren “hükümleri” ne olacak? “Öldürmüş ama…” bahanesi nedir? Bu sorunun cevabı kimleri tatmin etmek için? Bir cana kasteden insanın nedenini sorgulamak neden?  elbistanda_kadin_cinayeti_h3066                                                                                                                                              Erzurum’da boşanma davası sürerken eşini bıçaklayan kişiye altı yıl üç ay hapis cezası veren mahkeme, kadının “tayt” gitmiş olmasını tahrik saydı.

Malatya’da eşini Facebook sayfasında evli olduğunu yazmadığı ve kızlık soyadını kullandığı için 20 Şubat 2010’da öldüren kişiye verilen müebbet hapis cezası haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulanarak 16 yıla düşürüldü.

İzmir’de 2009 yılında eşinin boğazını keserek öldürdüğü için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanan kişi, eşinin kendisine küfür ettiği ve tahrik ettiğini söyleyerek ağır tahrik indirimlerinden yararlandı ve 17 yıl 6 ay hapse mahkum edildi.

Samsun’da 2010 yılında eşini 44 yerinden bıçaklayarak öldüren kişi, “Eşim bana ‘başka kadınlara git, seni başkalarıyla aldatacağım’ dedi ve beni tahrik etti.” diyerek tahrik indiriminden yararlandı. Cezası 18 yıl 4 aya düşürüldü. Yargıtay’ın kararı bozmasının ardından yeniden yargılandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Adana’da 2007 yılında nikahsız yaşadığı 17 yaşındaki kadını bıçaklayarak öldüren kişiyi ağırlaştırılmış ömür boyu hapse mahkum eden mahkeme, sanığın “Evime gidip bahçe kapısını açtığımda yüzünü tam göremediğim bir şahsın kaçtığını gördüm. Eşimin alt kısmında beyaz tayt, üstünde de beyaz tişört vardı.” sözlerinden ötürü tahrik gerekçesiyle cezayı 22 yıla indirdi.

İzmir’de 2006 yılında eşini öldürüp cesedini buzdolabında saklayan kişinin yargılandığı davada mahkeme, kadının piercing yaptırması ve çantasında doğum kontrol hapı çıkmasını tahrik sebebi saydı, müebbet hapis cezasını 20 yıla indirdi.

Bursa’da 2009 yılında boşandıktan sonra tekrar birlikte yaşamaya başladığı kadını, internette izlediği porno filmindeki kadına benzettiği için 22 yerinden bıçaklayarak öldüren kişi, tahrik indiriminden yararlanarak 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Antalya’da cinsel ilişkiye girmek istemeyen eşini 2 Mart 2010’da boğarak öldüren emekli imam, eşinin kendisine “Sen artık erkek değilsin” dediği iddiasıyla ağır tahrik indiriminden yararlandı. Mahkeme cezasını sekiz yıl dokuz ay hapse düşürdü.

Diyarbakır’da kayınpederi tarafından, ilişkisi olduğu iddia edilen adam ile birlikte kalaşnikof tüfekle öldürülen ve ailesinin sahip çıkmaması üzerine kadın örgütlerince toprağa verilen 21 yaşındaki genç kızın davasının sonucu; kayınpederi önce 2 kez ömür boyu hapis cezasına çarptıran mahkeme, sanığın cinayetleri “haksız tahrik altında işlediği” gerekçesiyle cezayı 25 yıla indirdi.images

Adaletin Bu mu Hakim Amca?

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.