Elimde Cemal Süreya’dan sevda sözleri kitabı var. Eve geldiğin ilk andan beri bu kitabı eline alıp bir şeyler yazdın her sayfasına. Altını çizdin kelimelerin, okuma dedin. Ben gittikten sonra okursun. Sen gittin, ben aldım bu sefer elime kitabı. Okudum yazdıklarını ve altını çizdiklerini. Hatta yarısında tıkanıp hıçkıra hıçkıra ağladım, devamını okumaktan korkup attım bir kenara. Evin içine düşen her saç telin için de ayrı ayrı ağladım. Sonra dayanamadım aldım elime tekrar kitabı, kaldığım yerden devam ettim. Kitap bittiğinde düşündüm. Kaldığı yerden devam eden hayatlarımız oldu. Kısa anlardan çıkardığımız büyük mutlulukların ebedi olamayacağı gerçeği bizi üzüyordu. “Aynı nefeste bir dumanı üflüyoruz şimdi. Bu aynı ruha bürünmeye benziyor, tek olmak gibi.” Uzak değilsin, sadece bir tren mesafesi…

Şimdi bu kitap da gözden uzakta, en değerli eşyalarımla aynı kutuda duracak. Her elime aldığımda aynı duygularla çevireceğim sayfaları. Belki daha önceleri fark etmediğim altı çizili cümlelerle karşılaşıp hatırlayacağım güzel günleri. Merak etme, rafa kalkan kitaplar toz tutsa da orada olduklarını hatırlar rafa kaldıran kişi. Belki yıllar geçer, kitaba dokunmaz ama içeriğini unutması mümkün mü sence? Bir dizenin içinde kaybolan hayatlarımız başka dizelerde canlanır.

Başka gülüşlerde hatırlarız kendimizi. Mutluluk denizinde boğulduğumuz şu günleri, bir sigara içimlik süren düşüncelerimize sığdırırız. Ankara ayrı bir öneme sahip artık. Hislerimin başkentliğini yapıyor olmakla beraber, bir tren mesafesi uzaklıkta. Bak dedim, yine diyorum; bu bir veda değil. Eğer hala gülüyorsa gözlerinin içi, şenleniyorsan yine çocuklar gibi, Ceylan Ertem hala şarkı söylüyorsa, günün birinde oturup biralarımızı yudumlarken hayatlarımızdan bahsediyorsak bana engellerden söz etme..

Emirhan Çınar

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.