12 YILLIK BİR FİLM

2001 yılında henüz lise talebesiydim. DVD ve VCD kiralama dükkânlarının altın yıllarıydı. Sınıfın film danışmanıysa bendim. Film kiralamak isteyen arkadaşlarıma tavsiyeler verir; bazen “Ne biçim film önermişsin!” diye fırça yerdim. Tabi o zamanlar ne gazeteci olabileceğimi, ne de sinemanın hayatımda bu kadar yer kaplayacağını tahmin edebilirdim. 12 yıl sonrasını hesaplamak pek mümkün değil zaten, hayat birçok şeyi değiştirir; bazı şeylereyse biz cesaret edemez, hayatın hiçbir değişiklik yapmasına fırsat bırakmadan sadece aklımızda kalmasına izin veririz; ancak yönetmen Richard Linklater sinema tarihinin en ilginç projelerinden birini yapmaya cesaret etmiş ve 2001 yılında “Boyhood” (Çocukluk) adlı filmi çekmeye başlamış.

Film için her yıl belirli bir zamanda ekibini toplamış ve bunu adeta bir gelenek haline getirerek 12 yıl boyunca çekimlere devam etmiş. Anlayacağınız, filmin tamamlanması tam 12 yıl sürmüş.

Filmin konusunu çok kısa bir şekilde özetleyecek olursak bir erkek çocuğunun büyüme hikâyesi diyebiliriz. Küçücük bir çocuk olarak izlemeye başladığımız Mason (Ellar Coltrane) zaman içerisinde büyüyor ve yakışıklı bir delikanlı oluyor. Bu sırada ailesinde ve kişiliğinde birçok değişimler oluyor.

Linklater gerçekten çok başarılı bir zaman analizi yapmış. Birçok sahnede de oldukça gerçekçi bir tat yakalamayı başarmış. Zaman zaman belgesel izlediğinizi düşünebilirsiniz. Kullanılan gereçlerin, okunan kitapların değişimi çok güzel bir şekilde yansıtılmış. Ancak filmin beni en çok etkileyen tarafı, orta sınıf Amerikan ailesinin anlatıldığı filmde neredeyse hiç klişeye düşülmemiş olmasıydı. Birçok sahnede “İşte şimdi klasik bir Amerikan filmine dönüşecek.” Dedim; ancak yanıldım. Ne zorlama bir şekilde büyütülmeye çalışılan bir hikâye öne çıktı, ne de gereksiz bir ajitasyona maruz kaldık. Büyük tesadüfler sonucu değişen hayatlar veyahut da dev başarı öyküleri izlemedik. Amerikan filmlerinde görmeye alışık olduğumuz kamu spotu niteliğindeki “ailenin önemi” senaryoları ve kuşak çatışması, marjinal örnekler yerine oldukça sıradandı. Filmdeki olayların hepimizin yaşadıklarından bir farkı yoktu diyebiliriz rahatlıkla. Filmi güzel yapan ise kesinlikle bu sıradanlıktı. Bu 12 yıllık sıradan yaşam, iki saat kırk beş dakikaya sığdırılıp anlatılmış.

COLLAGEFilmde Mason’ın büyüme evrelerini tek tek görüyoruz. “Küçükken sarışınmışım.” diyebilecek bir çocuğun saçlarının nasıl koyulaştığından tutun, bıyıklarının terlemesine kadar her anı yakalıyoruz. Tüm bu geçen zaman, bizlere büyüleyici bir sinema deneyimi sunuyor. Filmi nereden izlerseniz izleyin, iki saat kırk beş dakika boyunca bu Houston- Teksas’lı çocuğun anılarına ortak oluyor ve sanki sizin anılarınızmış gibi kendinizi kaptırıyorsunuz. Sanki Mason bir film karakteri değil de komşunun çocuğuymuş gibi bir hisse kapılıyorsunuz.

Bu gerçeklik, filmin anlatımı kadar oyuncuların üst düzey performanslarından da kaynaklanıyor. Kız kardeş Samantha rolündeki Lorelei Linklater’ı, anne rolünde usta bir oyuncu olan ve birçoğumuzun “Lost Highway” (Kayıp Otoban- 1997) filminden hatırladığı Patricia Arquette’i ve baba rolünde ise Ethan Hawke’ı izliyoruz. Herkesin büyümesini veya yaşlanmasını izlerken Ethan Hawke’ın yıllara meydan okuyan bir adam olmasını ise özenerek seyretmemek elde değil. Hawke, adeta bir Hakan Peker. Herkes ciddi şekilde değişirken o aynı kalmaya devam ediyor.

Filmin gişesi ile asla ilgilenmediğini belirten Linklater, gelen tepkilere göre Manhood’u çekeceğini söylemiş. İlginç olacağı kesin. O kadar uzun bir zaman sonra ben nerede olurum? Yine bir yerlerde bu film hakkında bir şey yazar mıyım, kestirmek çok güç.

Kendi yaşamınızı düşüneceğiniz, film bitip yazılar akmaya başladığında hala düşünüyor olacağınız. 72. Altın küre ödüllerine “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödüllerini alarak damgasını vuran Boyhood, Oscar’ın da en büyük favorisi.

Ağzınızda biraz buruk, biraz da neşeli bir tat bırakacak olan bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum. İyi haftalar, iyi seyirler!

Levent ÜSTÜNBAŞ

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.