Birdman: Cahilliğin Umulmayan Erdemi

Bir önceki yazımda Boyhood’dan bahsetmiş ve “Şimdilik 2015 gönül Oscarımı verdim.” demiştim. İyi ki “şimdilik” ibaresini kullanmışım; çünkü henüz Birdman’ı izlememiştim. Gerçekten kararsızım. “Ödülü bu yıl sen ver.” deseler, ciddi çelişki yaşardım; çünkü iki filmin de bunu hak ettiğini düşünüyorum.

Filmin tam adı biraz uzun, “Birdman or The Unexpected Virtue of Ignorence”. Türkçe adı ise: “Atmaca veya Cahilliğin Umulmayan Erdemi”. Aslında adından da anlaşılacağı üzere sıra dışı bir film izlemeye hazır olun.

Çok fazla şey anlatıyorsanız ve anlattığınız şeyler varoluş gibi üzerine çok yazılıp çizilen ciddi meselelerse sıkıcı olmamak çok zordur. Bir sıkıntısı olan insanın bunu anlatırken eğlenceli olabilmesi ise meziyettir. Yönetmen Alejandro Inarritu, belli ki nükteden bir insanmış. Bunu, daha önceki filmleri Amores Perros (Paramparça Aşklar ve Köpekler- 2000) ve Babel (Babil-2006) filmlerinde görememiştik; ancak bu filmde Guy Ritchie ile yarışacak bir mizahının olduğunu bizlere göstermiş. Inarratu, sinemaya başlama sebebinin Şerif Gören’in yönettiği Yılmaz Güney filmi “Yol” olduğunu söylüyor. Bu bizim göğsümüzü kabartan bir şey tabi. Meksikalı bir adam Yol’u izliyor, yönetmen olmaya karar veriyor ve o adam şimdi 9 dalda Oscar adayı olan bir filme imzasını atıyor.

Filmin o kadar çok detayı var ki atlamadan hepsini yazmak için özel bir çaba sarf etmem gerekti. En önemli noktalardan biri, filmde kullanılan çekim tekniği. Filmin tamamı tek plan olarak çekilmiş. Filmde zaman geçiyor, günler geçiyor; ancak tek plan akış hiç değişmiyor, zamanın o kadar da önemli olmadığı vurgusu yapılıyor belki de.
birdman-1Arka plan müziği olarak güzel bir bateri solosuna yer verilmiş, çok da güzel olmuş. Filmin bazı yerlerinde bu davulcu karşınıza çıkıyor, bu da hoş bir detay. Çeşitli yerlere klasik müzik serpiştirilmiş ve çok başarılı olmuş. Kısacası teknik açıdan kusursuz bir filmle karşı karşıyayız dersek az bile söylemiş oluruz.

Film ne hakkında derseniz, ana konusu 90’lı yıllarda Birdman karakteri ile şöhreti yakalamış ancak unutulmuş bir aktörün artık son dönemlerde rüştünü ispat etmeye çalışması ve bunun için Brodway’de oynayacağı bir tiyatro oyununu seçmesi, varını yoğunu bu oyuna yatırması diyebiliriz. Diyebiliriz tabi; ancak yeterli olmaz. Film çok fazla konuda konuşuyor ve hepsini oldukça komik, bir o kadar da anarşist bir şekilde yapıyor. Şöhret olma sevdalıları, olaya dışarıdan bakıp acımasızca davranan eleştirmenler, şöhreti sönünce kendini önemsiz hissedenler, psikolojik bozukluklar, sosyal medya, oyuncu camiası, pornografi, felsefe, kadın-erkek ilişkileri, baba-kız ilişkileri gibi birçok konu hakkında söz ve metafor bulacaksınız filmde. Hatta metaforun metaforu yapılarak dolaylı anlatım üst düzeye çıkmış, gel gelelim bir o kadar da düz bir film olmuş. Nasıl mı? Sadece izlerseniz anlayabilirsiniz sanırım; çünkü benim kelimelerim bunu anlatmaya yetmez.

Film komik, komik olduğu kadar dramatik ve bir o kadar da epik bir anlatıma sahip. Aynı zamanda kafanızı karıştıracak bir şey de, filmin fantastik öğeler içerip içermediği. Zaten yönetmen de bu konuya hiç müdahale etmemiş ve kararı tamamen seyirciye bırakmış.

Film ile ilgili ilginç bir ayrıntı var, o da şu: Batman’in yaratıcısı ilk başta kahramanını Birdman olarak isimlendirmeyi düşünmüş; ancak daha sonra Batman’de karar kılmış. Başrol oyuncumuz Michael Keaton ise 1989 ve 1992 yıllarında Tim Burton’un çektiği Batman filmlerinde Bruce Wayne’e, yani Batman’e hayat veren kişi. Keaton -aynı Birdman’de canlandırdığı karakter Riggan gibi- Batman dışında başka bir rolle pek hatırlanmıyordu. Hatta unutulan isimlerden olduğunu söylesek ayıp etmiş olmayız. Ancak Keaton bu filmde oyunculuğunu konuşturmuş, o kadar üst düzey bir performans sergilemiş ki Oscar’ı alması gereken kişinin kesinlikle Keaton olduğunu düşünüyorum. Emma Stone da “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” Oscarına aday; ancak bunun hak edilmiş bir adaylık olduğunu düşünmüyorum çünkü çok fazla bir şey sergilediğini söyleyemem.

Uzun bir yazı oldu farkındayım ve burada bitiriyorum. İyi haftalar, iyi seyirler!

 

Levent ÜSTÜNBAŞ

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.